NetApplications, her ay gerçekleştirdiği internet kullanıcılarının tarayıcı ve işletim sistemi tercihi araştırmasının Kasım ayı sonuçlarını yayınladı. Kasım ayında ortaya çıkan sonuçlar hem Microsoft’un büyük hayal kırıklıklarına, hem de rakiplerinin önemli başarılarına sahne oldu.
İsterseniz gelin önce internet tarayıcılarındaki son duruma göz atalım. Microsoft’un Internet Explorer‘ı, ilk kez yüzde 70 barajının altında kalarak büyük hayal kırıklığı yaşattı. Ekim ayında pazar payı yüzde 71,27 olan IE, Kasım ayında yüzde 2.1′lik kayıpla yüzde 69,77‘ye geriledi.
IE ilk kez yüzde 70′inaltında kalırken, Mozilla’nın Firefox‘u da ilk kez bir ayı yüzde 20 barajını aşarak tamamladı. Firefox, Kasım ayını yüzde 20,78‘lik pazar payıyla tamamladı. Mozilla CEO’su John Lilly, yaptığı açıklama ile bu başarının Firefox için gerçek bir kilometre taşı olduğunu; bu başarıyı birkaç yıl önce hayal etmenin bile mümkün olmadığını söyledi.
Aşağıdaki tabloda, Kasım ayında ortaya çıkan pazar paylarını ve Ekim ayına göre yaşanan değişimi bulacaksınız.
Hayatımıza girdiği günden bu yana önemini günden güne artıran internetin, aslında ucu bucağı olmayan bir okyanustan farkı yok. Ancak internetin kullanım şekli kişiden kişiye değişiklik gösteriyor elbette. Kimisi arkadaşlarıyla konuşmak için internette bulunmayı yeğlerken, kimisi işlerini internet üzerinden yürütüyor.
Sebebiniz her ne olursa olsun, genele baktığımızda her kullanıcının belli favori web sitelerinin olduğunu görüyoruz. Örneğin e-posta aracı olarak Hotmail ya da Gmail, haberleri okumak istediğinizde sürekli yayınlarını takip ettiğiniz bir online gazete veya arkadaşlarınızla buluşma ortamınız olan forumlar, genelde favori listemizde yer alan ve sıkça ziyaret ettiğimiz adreslerdir.
Peki internet sadece Hotmail, Gmail, Google ya da belli başlı web sitelerinden mi oluşuyor? Elbette ki hayır. Dünya geneline baktığımızda internette milyonlarca web sitenin bulunduğunu biliyoruz; ancak bunların birçoğundan tabii ki haberimizin olması mümkün değil. Yine de bu sitelerin arasından mutlaka işinizi görecek ve belki de favori web listenizden asla çıkaramayacağınız web siteleri de ortaya çıkabilir.
Biz de CHIP Online olarak ufak bir araştırma yaptık ve ilginizi çekeceğini düşündüğümüz 20 web sitesini kare kare resimleriyle birlikte galerimizde topladık.
İnternetin kullanıcılar için sunduğu önemli fonksiyonlardan biri de hiç şüphesiz ücretsiz dosya depolama sunucularıdır.
Örneğin elinizde sizin için önemli olan bir dosya var ve bu dosyayı güvenli bir yerde saklamak istiyorsunuz. Bunun için harici HDD’nizi kullanabileceğiniz gibi, CD/DVD ya da Blu-ray gibi medyaları da kullanarak verilerinizi yedekleyebilmeniz mümkün. Ancak tüm bu yöntemleri kullandığınızda bu cihaz ve medyaları yanınızda bulundurmanız gerektiğini de unutmamanız gerekiyor; aynı durum diğer medya birimleri için de geçerli elbette.
Ancak internette saklanan bir veriye dünyanın neresinde olursanız olun, saniyeler içerisinde ulaşabilmeniz mümkün. Üstelik bu servisler için ekstra bir ücret ödemeniz de gerekmiyor.
Türkiye’deki bazı firmaların ürettiği yumurtaların sarısında, göz ve kalp-damar sağlığı açısından büyük önem taşıyan lutein ve zeaksantin gibi önemli antioksidanlar bulundu.
Celal Bayar Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özlem Tokuşoğlu, Celal Bayar Fen Bilimleri Enstitüsü master öğrencisi İrade Alakır’ın yürüttüğü tez projesinde, yumurta sarısının incelendiğini söyledi.
Çalışmada yumurta sarısına rengi veren maddelerinin düzeylerinin ortaya konulduğunu ifade eden Doç. Dr. Tokuşoğlu, yapılan araştırmalarda, yumurta sarısında lutein, zeaksantin gibi önemli antioksidanların bulunduğunu bildirdi.
Doç. Dr. Tokuşoğlu, lutein ve zeaksantinin, yumurta rengine katkısının ve antioksidan etkilerinin yanı sıra hayvan sağlığı açısından verimliliği artıran bileşenler olduğunu kaydetti.
Rengi sağlayan bu iki maddenin oranının metabolizma açısından önemli olduğuna dikkati çeken Doç. Dr. Tokuşoğlu, şöyle dedi:
“Türkiye’deki yumurtalarda ilk kez lutein ve zeaksantin arandı, incelendi. Lutein miktarı, yurt dışındaki yumurtalara oranla oldukça yüksek çıktı. Bu oldukça iyi bir gelişme. Ayrıca özellikle de luteinin göz sağlığı açısından kataraktı ve maküler dejenerasyon riskini (AMD) azalttığı biliniyor. Kalp-damar sağlığı açısından olumlu yararları da bulunuyor. Kaynama ve rafadan pişirme yöntemleri sonucunda bu maddelerin miktarında çok büyük kayıp olmuyor.”
Doç. Dr. Tokuşoğlu, tüketilen yumurtanın sarısı ne kadar koyu ise lutein miktarının o kadar yüksek olacağını vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Bu çok önemli bir ayrıntı. Türkiye’de lutein ve zeaksantinin kodeksteki düzeyleri, yakında önem kazanacak. Lutein dozu gıda kodeksi açısından önemli olacak. Artık firmalar, gelecekte yumurta sarısındaki lutein ve zeaksantin maddelerinin oranını belirtmek zorunda kalacak.”
Doç. Dr. Tokuşoğlu, bu araştırmayı, Dünya Bilimsel Tavukçuluk Derneği Türkiye Şubesi Başkanı Prof. Dr. Rüveyde Akbay organizasyonunda 27-28 Kasımda İstanbul‘da gerçekleştirilen ve yurt dışından çok önemli yumurta uzmanlarının katıldığı “Uluslararası Yumurta Sempozyumunda” sunduğunu ve ilgi gördüğünü bildirdi.
Geçen iki yıl boyunca zengin bir programla ama son derece sakin bir şekilde yoluna devam eden Uluslararası Bursa İpekyolu Film Festivali’nin bu yıl daha gelmeden çok konuşulan sürpriz bir konuğu vardı. Amores Perros, Babil, Körlük, Motosiklet Günlüğü, Uyku Bilmecesi, Kötü Eğitim gibi filmlerle belleklerde yer eden Meksikalı aktör Gael Garcia Bernal.
BERNAL BURSA’DAYDI
BU FİLMLERİ HEP HATIRLANACAK
Genç aktör, festival açılışının yapıldığı Merinos Kültür Merkezi’nin önüne serilen kırmızı halıyla adım attığı andan itibaren güleryüzü ve alçakgönüllüğüyle herkesin sempatisini kazandı. Bernal, görünüşe göre Bursa’ya gelmeden önce ‘dersini de çok iyi çalışmıştı.” Sözlerinden kent ve tarihi hakkında araştırma yaptığı anlaşılan aktör “Bu tür festivallerin, farklı kültürlerden gelen insanlar arasında bir iletişim köprüsü kurduğunu ve bu yüzden bu tür etkinlikleri çok önemsediğini“söyledi.
Bernal hakkında en çok merak edilen konulardan biri, 30 yaşını henüz bitirmiş olmasına rağmen, Pedro Almodovar, Alejandro Gonzales Inarritu, Fernando Mereilles, Walter Salles gibi çağdaş sinemanın büyük ustalarıyla, Babil, Paramparça Aşklar ve Köpekler, Motosiklet Günlükleri, Kötü Eğitim, Körlük gibi filmlerde çalışıp hepsi de akılda kalıcı roller üstlenmesi. Bir yoruma göre bunun nedeni çok iyi bir öngörü, bir yoruma göre de şans. Peki Bernal’e göre neredeyse tamamı çok iyi filmlerde oynamanın sırrı ne.. “Bunun özel bir formülü yok” diyor Bernal. “Bazen aynı anda bir kaç proje geliyor, ben birini seçiyorum. Sanırım bu şansla ilgili biraz.”
TÜRK FİLMİNDE DE OYNARIM
Bugüne kadar hep iyi yönetmenlerle çalışan aktörün birlikte çalışmayı en çok istediği ustalardan biri Martin Scorsese. Ama bu konuda da deneyimlere açık Bernal. Bunu da şu sözleriyle açıklıyor: ” Dünyanın herhangi bir yerinde, anlatacak iyi bir öyküsü olan bir yönetmenle çalışabilirim. Bu uzun zamandır bu işi yapan biri de olabilir, sinemaya yeni adım atmış biri de. Önemli olan anlatacak ilginç bir şeylerin olması. ”
Hatta aktör şakayla karışık “Bir Türk filminde de oynayabilirim. Ama eğer bu olursa Türkçe öğrenip o dilde oynamak isterim” dedi.
Türk sinemasıyla ilgili birikimini ’korkunç’ diyerek tanımlayan Bernal, filmleri uluslararası festivallerde ses getiren Nuri Bilge Ceylan ve Fatih Akın’ı tanıyor. Ceylan’ın Üç Maymun adlı filmini de izlemiş. Türk filmlerinin dünyada gittikçe daha fazla izlenmeye başladığını da düşünüyor Bernal. Ama ona göre bunun için yapılması gereken önemli bir şey var: “Kendinize karşı eleştirel davranmak ve alçak gönüllü olup bunun üzerinde çalışmak. ”
50 YIL SONRA SİNEMA BUGÜNKÜ GİBİ OLMAYACAK
Aktörün sinemanın geleceğine yönelik ilginç düşünceleri de var. “Hollywood filmlerine karşı değilim. Hatta ABD film endüstrisinin içinde çalışmak kariyerim için yeni fırsatlar sağladı. Ama ben gelecekte dünya sinemasında Çin ya da Hindistan gibi ülkelerin öne çıkacağını düşünüyorum. Gelecekte çok farklı ifade kutupları olacak. Sinema alanında bir tek ülkenin hegemonyası olmayacak. Tabi bundan 50 yıl sonra bugün bizim anladığımız anlamda bir sinema olacak mı onu bilmiyorum. Ama bildiğim tek şey sinemanın farklı biçimlerde de olsa varlığını sürdürecek olması.”
Gael Garcia Bernal, Bursa’ya festivalin açılış gecesinde geldi ve ertesi gün de öğle saatlerine kadar kaldı. Ama bu kadarcık kısa zamanda bile bir çok insanın belki de onun gibi bir yıldızdan pek beklemediği alçak gönüllülüğü, sempatikliği, canayakınlığı ile akıllarda kaldı. Madrid’den bineceği uçağın rötar yapması yüzünden İstanbul‘dan Bursa’ya helikopter yerine karayoluyla ulaşması, hatta üzerini değiştirip yemek yiyecek vakit bulamaması bile onun açılış gecesine katılıp töreni sonuna kadar izlemesine engel olamadı. Aktör, bir dahaki sefere daha uzun süre kalmak üzere geleceği sözünü vererek Bursa’dan ayrıldı.
Tahliye olduğu hapishanenin bilgisayar ağına sızan eski mahkum personelin hayatını nasıl değiştirdi?
42 yaşındaki Francis G. Janosko adlı eski mahkum, tahliye olduktan sonra diğer eski mahkumlar gibi hayatını düzene sokmaya çalışmak yerine kafayı yatmış olduğu hapishanenin sunucusuna taktı. Hapishanenin kullandığı bir yazılımdaki güvenlik açığını kullanarak sisteme sızan mahkum önce tam 1.100 hapishane çalışanın adları, adresleri, telefon numaraları ve sosyal güvenlik numaralarını ele geçirdi. Ardından da bu bilgileri tahliye olmuş diğer eski mahkumlarla paylaştı.
Koşulların ve yaşamın zor olduğu hapishanede, mahkumların en sevdiği kişiler arasında yer almayan bu personel gelişme üzerine endişeli günler geçirmeye başladı. İntikam almak isteyebilecek eski mahkumların yarattığı korku çoğunu taşınmak ve telefon numarasını değiştirmek zorunda bıraktı.
Normalde hapishane genelinde bilgisayarlar sadece kısıtlı zamanlarda araştırma için kullanılabiliyor ve internet erişimi yasak. Sunucunun internet bağlantısına sahip olmasının tek nedeni, Windows’un internet üzerinden dağıtılan güncellemelerine erişebilmesi. Bu bağlantı sayesinde sunucuya erişebilen Janosko’nun 12 yıl hapsi isteniyor.
Windows Media Player’ın görüntüsünden çok mu sıkıldınız? Müzik keyfine biraz daha renk katmak isteyenler bu haber sizin için.
İnternette Windows Media Player’a yeni bir görünüm verebileceğiniz sayısız tema sunuluyor. Sizler için 30′dan fazlasını bir paket içinde topladık.
Tema paketi içindeki dosyalara çift tıkladığınızda istenilen tema WMP ile bütünleşiyor. “Görünüm” menüsünden “Dış Görünüm Seçicisi”ne ulaşın. Buradaki listeden istediğiniz temayı seçebilirsiniz. Bundan sonra tasarım moduna “Görünüm | Dış Görünüm Modu” üzerinden geçtiğinizde oynatıcıyı yeni dış görünüşüyle görebilirsiniz. Bol animasyonlu Batman-teması çok hoşunuza gidecek.
İsveç’te ilk kez bir porno film projesine devlet tarafından maddi destek verildi.
Milliyet’in haberine göre, Danimarka’da yayımlanan ‘Kvinden & Samfundet’ (Kadın ve Toplum) adlı magazin dergisinin haberine göre, var olan porno filmlere karşı alternatif olarak ön görülen ‘Dirty Diaries’ (Kirli Günlükler) adı verilen projeye İsveç Film Enstitüsü tarafından 350 bin İsveç kronu (67 bin YTL) maddi yardım verildi. Proje, normal insanların cinsel ilişki sırasında kendi filmlerini cep telefonlarına çekmelerini öngörüyor.
Çekimlerde yer alanların en az 18 yaşında olması gerekiyor. İsveç Film Enstitüsü danışmanı Anne-Marie Sohrman Ferm, projenin feminist bir perspektif ve sanatsal yönden heyecan verici olduğunu söyledi. Projenin sahibi yapımcı Mia Engberg, temel düşüncesinin katı porno endüstrisine baş kaldırmak olduğunu belirtti.
HP çift çekirdekli Atom işlemci kullanan ilk nettop PC’sini tanıttı. Cihaz ebatlarıyla ilgi çekici.
|
HP, Tayvan’da Intel’in çift çekirdekli Atom 330 işlemcisini kullanan ilk nettop’u tanıttı. İki çekirdek de aynı tek çekirdekli sürümde olduğu gibi 1,6 GHz hızında çalışıyor.
“Mini-Q 2030″ ismindeki bilgisayar buna ek olarak çift katmanlı bir DVD-yazıcı sunuyor, bunun dışında güncel nettop’lardan farklı kalır bir yanı yok. 2 GB’lık sistem belleği işlemciyle birleştiği için Windows Vista kullanımını da mümkün oluyor. İşletim sistemi için gerekli depolama alanını 160 GB’lık SATA sabit disk sağlıyor.
HP, Mini-Q için “anavatanında” yaklaşık 13.000 Tayvan doları (406 ABD doları) talep ediyor. Avrupa’ya has bir pazar başlangıcı hakkında herhangi bir bilgi yok.